Tuesday, November 17, 2015

Yılbaşında Midilli Adası

SORU: YILBAŞINDA MİDİLLİ TURUNA KATILMAK İYİ BİR TERCİH MİDİR?


CEVAP: Nereden bileyim? Zevkler renkler tartışılmaz sonuçta. Ama bir kaç fikir vereyim de soru ziyan olmasın. Zaten sağlık soru cevap dedik gelen iki sorudan birisi ya kıyafet tavsiyesi ya da başka ıvır zıvırla alakalı. Sağlıkla ilgili soru sorun kardeşim. Boşa gi,tmesin şurada açtığımız blog. Şimdi gelelim Midilli'ye. 

Yılbaşında seyahat etmeyi planladığınıza göre cebinizde biraz para var demek. Ama çok da yok çünkü yakacak paranız çok olsa Midilli'ye bakmazsınız. Gider Malta'da Yılbaşı Turu falan gibi şeylere bakarsınız. Ama canınız da yeni yıla farklı bir yerde, muhtemelen Türkiye'nin vırvırından uzak bir yerlerde nispeten huzur içinde girmek istiyor demek.

Eğer bu fikirlerim gerçeğe yakınsa o zaman hiç de kötü bir tercih yapmamışsınız demektir. Mesela geçen gün okuduğum bir blogda (yalan, sırf bu soruyu cevaplamak için aradım buldum) Midilli'de Yeni Yıla Girmek İçin 5 Neden açıklanmış. Olayın özeti şu (burada Midilli'ye daha önce gidip edindiğim tecrübeyi de katıyorum biraz): Uygun fiyatlar, kasıntısız tasasız eğlence, güzel yemekler, ve Türkiye'den sadece bir kaç km de olsa uzaklaşmış olmak. 

Şimdi olayın fiyat tarafı da ilgi çekici. Bir kaç araştırdığım Midilli Turu feribot bileti, yeni yıl yemeği ve adada gezme tozma dahil 200 euro civarında bir maliyete geliyor. Bana sorarsanız değecek bir miktar. Üstelik gerçekten de eğlence diye boğazınızdan aşağıya fantaaaaazi müzik tıkılmasından, bet sesli solistlerin bayat şarkılarını dinlemekten bıkmadınız mı? Hem de kim bilir kişi başı kaç para vereceksiniz. Oysa birazcık daha para bayılın şöyle bir programa katılın: Yılbaşı Midilli Turu  Ya da evde oturup kestane yiyin ya banane.

İlle de gideceğim diyorsanız gözüme iyi görünen bir program (Facebook yorumları flan da iyi şirketin) Pastoral Tour denen bir tur operatörüne ait. 200 Euro, İzmir çıkışlı transfer imkanı da var. Eğer uygun fiyatlı uçuş bulursanız Edremit havaalanı da Ayvalık'a (Midilli feribotu nereden kalkacak sandın ya?) sadece yarım saat mesafede. Yani İstanbul'da yaşayıp da mini bir tatil için Midilli'ye gitmeyi düşünebilirsiniz. Hmmm, bu sene 31 Aralık'ın Perşembe'ye denk geldiğini hatırlatmış mıydım? Cuma tatil, becerebilirsen perşembe'den izin al...mesela yani. Bakın derim bir: Yeni Yıla Midilli'de Girin

Monday, July 7, 2014

Armut Vücut Tipine SAhip Kadınlar Nasıl Giyinmeli?


Araştırmalar gösteriyor ki (kaynak Acun Ilıcalı'nın totosu) Türk kadınlarının yarısından fazlası armut tipi denilen vücuda sahip. Nasıl oluyor bu armut tipi? Geniş kalça, yayla basen, ince bel, dar omuzlar ve çoğu zaman küçük göğüsler. Böyle anlatınca iyi durmuyor biliyorm ama gözünüzde canlandırın diye abarttım. Şimdi kadınların çoğu doğru giyinmeyi bilmediği için armut olmasına bakmayıp kapri taytlar ve skinny jeanler ile sokağa çıkıyor. Eyvallah kendine güvenin var, bedeninle barışıksın ama gerçekten de tavuğa benziyorsun. Senin bir derdin yoksa bununla benim de olamaz ama bir yandan böyle giyinip bir yandan da niye kimse bana iltifat etmiyor diye yakınıyorsan o zaman dinle anacım.


Şimdi uzun uzun yazmak zorunda bırakmayın beni. Olay basit. İlgiyi ve bakışları o değirmentaşı popondan yukarılara doğru çekmen lazım. Bunun için de ya poponu küçük gösterecek kıyafetler seçeceksin ya da omuzlarını geniş gösteren ve belini ön plana çıkartan ya da ikisi birden. Şimdi bu konuda yazılmış bir sürü yazı var ve bir kısmı gerçekten de iyi. ben de sizi onlar yönlendireceğim anacım. Millet kasmış yazmış bir de beni uğraştırmayın.

Armut Vücut Tipi İçin Kıyafet Tavsiyeleri: Bu yazı çok uzun değil ve genel tavsiyeler içeriyor. Bakmaya değer. Bir de örnek resimlerdeki kıyafetlerin markasını ytazsaymış dahi iyi olacakmış. Belki bakan, alan olurdu.

Armut Vücut için Pantolon Tavsiyeleri : Bu yazı ise özel olarak pantolon tercihlerine yoğunlaşmış. Eğer geniş kalça dar omuz sendromundan müzdarip bir armutsanız bu yazı doğru pantolon tercihi yapmanıza yardım edebilir.

Armut Vücut Tipi için Mayo Bikini Tavsiyeleri: Bu ise yaz seonunda armutluğundan rahatsızlık duymadan plaj ve havuz başlarında arz-ı endam etmek isteyen kadınlar için.

Monday, April 28, 2014

Hangi renk elbise? Hangi renk çorap?

Evet evet farkındayım bu bir sağlık sorusu değil ancak sık sık karşılaştığım sorualrdan birisi. Ben de kendimi sık sık bu soruyu sorarken buluyorum kendimi ayna karşısında.
"Bu renk elbise ile ne renk çorap gymeliyim?"
Güzel soru Sevda, güzel soru. Ayna ayna söyle bana şu güzel küçük siyah elbise ile ne renk külotlu çorap iyi gider? Siyah mı ten rengi mi yoksa fildişi ya da kemik rengi? Peki ya seksi kırmızı elbisemi nasıl daha seksi hale getirebilirim? Şu şık beyaz elbisem ile külotlu çorap giymem gerek ama ne renk? İşte bu tip sorulara cevap arayanalr için mükemmel bir blog keşfettim: Külotlu Çorap Tavsiyeleri. Bu blogun yazarı da adaşım, Sevda. Ve tek takıntısı çoraplar ve çorap modası gibi duruyor (Hakkını yemeyeyim bir de sağlıklı yiyecekler üzerine blog yazıyor: İyi Gelen Yiyecekler). Siz de inceleyin anacım. Hatta ilginizi çekecek bir kaç yazıya link de vereyim de tam olsun.

Siyah Elbise ile Ne Renk Çorap Giyilir?

Beyaz Elbise ile Ne Renk Çorap Giyilir?

Kırmızı Elbise ile Ne Renk Çorap Giyilir?

Monday, April 21, 2014

Antibiyotik Direnci Gerçekten Kötü Bir Şey Mi?

Soru: Sağda solda antibiyotiklere karşı dirençli bakterilerin geliştiğinden falan bahsediyorlar. Felaket falan olacakmış. Cidden o kadar ciddi olabilir mi durum?

Cevap: Kısaca cevap vereyim: Beter bile olur. Uzun cevap vereyim: Çok pis daha beter olur. Sululuk etmeyi bırakıp cevap vereyim: Bakteriler en hızlı evrim geçiren dolayısıyla da eçvrelerine en hızlı ayak uyduran canlılar. Hızlı üreyen bir bakteri kolonisi bir saatte dört beş defa nesil değiştirebiliyor. Yani bir saatte tek bir bakteri kolonisinden dört ya da beş kere bölünerek çoğalmış yeni bir nüfus elde edilebiliyor. Ancak bu aynı zamanda her nesilde istenmeyen mutasyonların da hızla ortaya çıkması ve bunların arasından işe yarayanların yayılması demek. Evrim 101 dersi yani. 

Bakteriye ilacı antibiyotikleri dayayınca çok büyük kısmı ölüyor. Eğer ısrar edip ilacı normal etkin dozunda yeterli süre kullanırsak direnç geliştirme yolundaki bakterileri de öldürüp direnç kazanmış bakterilerin dünyaya yayılmasının önüne geçiyoruz. Ancak çoğu zaman antibiyotikleri doğru süre ve dozda kullanmıyor, yarıda bırakıyor, kafamıza göre alıp içiyoruz...böyle olunca da mikroplar daha kolay hem de çok daha kolay direnç kazanıyorlar.

Şu anda A.B.D'deki en yaygın dördüncü ölüm sebebi hastahanede yakalanılan enfeksiyonlar ki hastane enfeksiyonunu en büyük sebebi de direnç kazanmış bakteriler.

Şimdi bunu daha yakından öğrenmek istersen şu kaynaklara da bir bak derim:

Monday, April 14, 2014

Çok ilginç bir vajinismustan kurtuluş hikayesi

Soru: Bana cesaret verici ve kendime güvenimi arttırıcı bir vajinismustan kurtuluş blogu tavsiye edebilir misiniz?

Cevap: Siz beni Haydar Dümen mi zannediyorsunuz? Zannetmeyin değilim. Bu konudan da çok anlamam. Ama soru inboxa düşer düşmez hemen google denen mucizeye başvurdum. Doğal şüpheliler olan kadın forumlarında bir dolu sırva okuduktan sonra aşağıda linkini verdiğim bloga rastladım. Blogun yazarı şehirli, bankacı, üniversite mezunu bir kadın ve tam iki sene boyunca vajinismus tedavisi yolları aramak zorunda kalmış. Sonunda terapi ve kegel egzersizleri ile kurtulmuş. Tanıdık bir hikaye. Farklı olan iki yönü var:
  1. Vajinismusa yakalanan bu kızımız normalde bekleyeceğimiz gibi cahil ve baskıcı bir ailede büyümemiş. Buradan çıkartacağımız ders: Olmaz olmaz deme olmaz olmaz...Vajinismus hemen her kadının başına gelebilecek bir rahatsızlık ve tedavi yöntemlerini iyi incelemk gerek.
  2. Bu kızımızın dili döndüğü ve gerçekten iyi bir stili olduğu için yazdıklarını sıkılmadan okuyabiliyorsunuz. Blog biraz yavaş gidiyor ama her yazısı dolu dolu ve işe yarar bilgiler sağdan soldan karşınıza fırlayıveriyor. Düşünsenize Haydar Dümen'le bile fütırsızca dalga geçiyor.
Bence bir bakmakta fayda var: Vajinismusu Yenmek

Not: Bana da kadın cinsel organı hakkında yazı yazdırdınız ya helal olsun :)

Monday, February 17, 2014

Sivilce izlerimi nasıl geçirebilirim?

Soru: Suratım göktaşı yağmurunda kalmış gibi kraterlerle dolu, sivilce izinden derimin gerçek rengi yok olacak neredeyse. Yok mu bir mucize krem süreyim de geçsin?

Cevap: Bak canım, bak evladım bu işin kolay bir yolu var. O da lazerli estetik. Bir kere yaptırıyprsun sonra rahat ediyorsun. Öyle çok tuzlu da değil. Amerikada en son 2000 doların altına yapılıyordu. Türkiye'de de fiyatlar benzerdir sanki. Ama ben de burada her şeyi bilen kahin değilim o yüzden benim lafıma güvenip de gidip ben 2000 dolares diye geldim diye kimsenin kapısına dayanma. 

Haa dersen ki ameliyat falan beni bozar o zaman bitkisel olaylara falan girebilirsin. Limon suyu, elma sirkesi falan zaten bu işlere bulaşanların bildiği şeyler de bir de sandal ağacı, zerdeçal kürü falan varmış sivilce izlerine karşı mücadele için...Şimdi hiç bunlar beni bozar falan demeden şu linke git: Sivilce İzleriyle Bitkisel Mücadele

Tuesday, February 4, 2014

Halı Sahada Beş Dakikada Şişmemek İçin Ne Yapmalıyım?

Soru: Halı sahada beş dakikada şişmemek için ne yapmalıyım? Maç başlar başlamaz şişip kalıyorum, ne yapmam lazım?

Cevap: Bak güzel arkadaşım bunun bir dolu sebebi olabilir ama ilk akla gelen sigaradır elbette. Tüten bir sigara bacası olmadığına emin misin? Yani günde 2 paket sigara içiyorsan koşmayı coşmayı unutacaksın bir kere.

Haa, diyorsun ki sigaram alkolüm yok. O zaman da belki senin problemin ısınmadan maça çıkmak. Her bünye farklıdır ve kimi insanlar kaslarını hazırlamadan aniden yüksek tempoda fiziksel efor sarfetmeye gelemezler. Belki sen de böylesin. O zaman denemen gereken şey öncelikle maçlardan önce beş dakika ısınma ve germe-açma hareketleri yapmak. Bence ısınmayı alışkanlık haline getirirsen o zaman performansın artacaktır.

Tüm bunlar aklına yatmadı mı? O zaman belki de beslenmenle ilgili bir problemin var. Eğer kansızlık yaşıyorsan genel enerji düzeyin düşük olur ve özellikle yüksek efor sarfeden işlere gelemezsin. Eğer durum buysa anemiye iyi gelen yiyecekler tüketerek kısa zamanda enerji seviyeni yukarı çekebilirsin.

Şimdi gelelim tavsiyelere.

  • Isınmayı ihmal etme...
  • Maçtan hemen önce yemek yeme, hele hele yağlı şeyler yeme
  • Maç akşam saatlerindeyse öğlen bol karbonhidratlı ama az yağlı yemekler ye. Mesela makarna. Bu maç içinde enerji seviyeni yukarı çeker
  • Maçtan önceki 24 saatte fazla alkol tüketme
  • Maça başlar başlamaz depar atmaya başlama, bırak vücudun biraz alışsın. Temponu yavaş yavaş arttır.